Başkanın Mesajı

30.04.2017 tarihinde yapılan genel kurulumuzda değerli delegelerimizin tercihleriyle şahsım ve arkadaşlarım, çok kıymet verdiğimiz Türk Hukuk Enstitüsü yönetimine seçilmiştir.

Görev yapacağımız 2 yıl süresi içerisinde camiamızda birlik ve beraberliği tekrar tesis etmek ve güçlendirmek için elimizden gelen çabayı göstereceğimizden tüm mensuplarımız emin olmalıdır.

Ülkemiz hukukçu olmanın, hukukçuyum diyebilmenin kişiye ağır sorumluluklar ve görevler yüklediği bir dönemden geçmektedir.

40 yıllık şanlı geçmişi ile Türk milliyetçisi hukukçulara yuva olmuş Enstitümüzün ve mensuplarının ise bu görev bilincinin bir adım daha önüne geçebilmesine ve sarsılmaz, yıkılmaz birer kale olmalarına ihtiyaç vardır. Ve durum mecburiyet halini almıştır.

15 Temmuz 2016 günü “ihanet” sözlüklerden çıkmış, ucuz itham sözü olmaktan sıkılmışçasına aleni vücut bulmuş ve saf akılların dahi idrak edeceği hal ile karşımıza çıkmıştır.

Ve tarih boyunca olduğu gibi milletimizin kararlılığı ve feraseti “ihanet şebekeleri“ bir gecede def edilmiştir

Bu ihanet gününe bir günde gelinmemiştir. Uzun yıllar boyunca yapılan din istismarı, takiyye, yabancı servisler ile işbirliği, siyasetçilerin seçilme ve ikbal hırsı, cumhuriyetin temel ilkelerinin aşındırılması, bu şer örgütün temel beslenme kaynağı olmuştur.

Devletimiz ve milletimiz bu şer odağını ve arkasındaki güçleri artık tanımış ve kökü kurutulana kadar mücadele etme kararlılığını ortaya koymuştur. Köklü devlet geleneğine sahip TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ve onu temsil eden görevlileri hırs ile kin ile hareket etmemekte, tespit edip yakaladığı şüphelileri adalete teslim etmekte ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yargılanmalarını sağlamaktadır. Bu tavrın ulviyeti benzer olaylarda diğer ülkelerin gösterdiği tavırlar ile kıyaslandığında açıkça ortaya çıkmaktadır.

Bu süreçte kahramanca mücadele eden yargı mensupları ile güvenlik güçlerine şükranlarımızı sunmayı bir borç olarak görmekteyim.

FETÖ/PDY kapsamında yapılan soruşturmalar ve yargılamalar da kanunlara ve evrensel hukuk kurallarına bağlı kalınacağına olan inancımızı, tam ve eksiksiz olarak korumaktayız. Fakat gerek örgütün sinsiliği, gerek dış güçlerden aldığı yardım ve destek ile ve yine siyasi ayağına karşı bir türlü yapılamayan operasyonlar dolayısı ile uygulamalarda sıkıntı yaşandığı da bir gerçektir.

Toplumda bu hain örgütün tüm mensuplarına karşı eşit davranılmadığına dair kanaat yayılmaktadır. Bu sebep ile acil ve ivedilik ile FETÖ/PDY siyasi ayağının da deşifre edilmesi ve yargı önüne çıkarılması mecburidir.

FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında yargısal ve idari işlemler birlikte yürütülmektedir. Yargısal faaliyetlerin denetimi yargı sistemi içerinde kanunlara uygun yapılabildiği halde idari işlemlerin denetimine dair bir mekanizma hali hazırda kurulabilmiş değildir. Suçlu ile suçsuzu ayırabilmek, mağduriyetleri ortadan kaldırmak için yine hukuku tam ve eksiksiz uygulamak zorunludur.

Türk Hukuk Enstitüsü olarak FETÖ/PDY soruşturmalarında hainlerin tespit ve deşifre ve yargılanmalarına çok önem vermekteyiz. Bu hususda elimizden geleni yapacağız.

Bundan sonrasında da devletimizin kritik kadrolarının bir cemaate, gruba teslim edilmeyeceğini veya bu tür yapılanmaların kadrolaşmalarına göz yumulmayacağını umuyoruz. Aksi durumda “anasının ak sütü içerinde ak kılı görmek” desturu ile yetişmiş bizler, ihaneti gördüğümüz yerde tanır ve seslendirmekten ve mücadele etmekten bir an için geri durmayız.

20 yy da en çok hangi millet zulme uğramıştır diye bir soru sorulsa; vicdanlı her bir tarihçi tereddütsüz Türkler diye cevap verir. Temel insan hak ve özgürlükleri söz konusu olduğunda çifte standarta maruz kalan hep biz Türkler olmuştur. Çifte standartın ana vatanı olan Avrupa da ırkçılık hortlamış, ekmek parası için oralara yerleşmiş vatandaşlarımız baskı altına girmiştir. Bu husus Türk Hukuk Enstitüsü tarafından önemsenmekde ve tüm soydaşlarımızın haklarını hukuken korumak için özel çalışmalar yapmayı planlamaktayız.

16 Nisan 2017 tarihinde cumhurbaşkanlığı yönetim modelini içeren anayasa değişikliği referanduma götürülmüş ve milletimiz yeni yönetim modelini içeren anayasa değişikliğine olur vermiştir. Önümüzdeki günlerde anayasa değişikliğine uygun olarak uyum yasaları çıkarılacağı malüm bir gündemdir. Bu sebep ile Türk Hukuk Enstitüsü olarak uyum yasası çalışmalarını takip edeceğimizi katkı vermeye çalışacağımızı bilmenizi isterim. Bu sebep ile gönüllü olarak katkı sunmak isteyen tüm avukat, öğretim görevlisi mensuplarımızı çalışmalarda aramızda görmek istiyoruz.

Biz potansiyeli büyük bir camiayız. Tüm söylediklerimizi ve daha fazlasını yapabilecek güç ve iradeye sahibiz.

40.yılını idrak ettiğimiz Türk Hukuk Enstitüsü hak ettiği yere taşımak için hep beraber birlikte çalışmak dileği ile saygılarımı sunarım

Av.Tarkan Toper
Genel Başkan