TÜRK HUKUK ENSTİTÜSÜ GENEL MERKEZİ BASIN AÇIKLAMASI – 21 Temmuz 2022

Sosyal Medyada Paylaş

Irak kuzeyindeki Duhok kentinde yapılan saldırı sonrası 8 kişinin öldüğü, 23 kişinin yaralandığı açıklanmıştır.

Sivillere yönelik gerçekleştirilen saldırı sonrası yazılı ve görsel medyada saldırıyı Türkiye’nin gerçekleştirdiği yönünde dezenformasyonlar ve karalama kampanyaları yapılmaya başlanmıştır.

Devletimizi zorda bırakmaya yönelik iftiralara tek elden çıktığı belli olan yazılarla  sosyal medya hesabından açıklama yapan Diyarbakır Barosu, Şanlıurfa Barosu, Mardin Barosu, Batman Barosu, Hakkari Barosu, Bingöl Barosu ve Şırnak Barosu da katılmıştır

Avukatlık mesleğinin arkasına sığınarak mesleki birlik olan baro çatısı altında bölücülerin sözcüsü misali ön almaya, harekatı asıl gerçekleştirenlere şirin gözükmeye çalışan sözde baro yöneticileri, 3000 yıllık tarihe sahip Türk ordusunu ve bu muzaffer ordunun şanlı Türk askerini uluslararası sahada zan altında bırakma çabası içine girmiştir.

Bunların yanında Van ve Siirt Barolarına ait sosyal medya hesaplarından ise yapılan saldırının sorumlusu olarak doğrudan şerefli Türk ordusu gösterilmiştir. Gücünü milletimizden alan, bu topraklarda yaşayıp her türlü imkanından faydalanan sözde baro yöneticileri bölücü örgütün sözcülüğüne soyunmuştur. Katliam görmek isteyenlerin sözcülüğünü yaptıkları bölücü örgütün ve onların hamilerinin yaptıklarına bakmaları yeterlidir.

Söz konusu bölgedeki saldırı, terör örgütü pkk tarafından gerçekleştirilmiştir. Kadın, bebek, çocuk, genç, yaşlı ya da sivil ayırt etmeden saldırılarını alçakça gerçekleştiren terör örgütü pkk’nın saldırısının, işlediği savaş suçunun Türk askerine atfedilmesi hiçbir suretle kabul edilemez.

Türk askeri; merhametiyle, insani değerlere olan saygısı, savaş hukukunun gerektirdiği yükümlülükleri taşıması ile bilinen dünyanın en kudretli ve en saygın orduları arasında gelmektedir. Tarihimizden aldığımız sorumluluk gereği Türk ordusu kılıç ve silah hakkıyla fethettiği topraklarda dahi sivillerin, dini-mezhebi- kimliği ne olursa olsun mallarının ve canlarının tek teminatının Türk Devleti olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Ne Türkiye Cumhuriyeti’ni ne de bu devletin ordusunu ulusal ve uluslararası sahada karalamak, şerefine leke sürmeye çalışmak kimsenin harcı değildir.

Mesleki sorunlarla uğraşmak yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına yönelik, bölücülerin sözcülüğüne soyunan söz konusu baroların yöneticileri hakkında başlatılacak hukuki sürecin yakından takipçisi olacağımızı bildiriyor, yurt genelinde Türkiye Barolar Birliği başta olmak üzere tüm vatansever baroları açıklama davet ediyor, hakla hukukla alakası olmayan, hele hele devletimizi ve şanlı ordumuzu doğrudan hedef gösteren bu açıklamaları sert bir şekilde kınıyoruz.

DİĞER

Türk Hukuk Enstitüsü Geleneksel İftar Programımız Gerçekleştirildi

Türk Hukuk Enstitüsü Geleneksel İftar Programını gerçekleştirdik. İftar programımızda...

Türk Hukuk Enstitüsü İftar Yemeği Daveti

14 Nisan Perşembe günü düzenleyeceğimiz iftar yemeği programımızda sizleri...

Türk Hukuk Enstitüsü Bursa Şubesi Başkanlığına Yetkilendirme

Türk Hukuk Enstitüsü Bursa şubemizin başkanlığına Av. Ahmet Doğu...

Türk Hukuk Enstitüsü Denizli Şubesi Başkanlığına Yetkilendirme

Türk Hukuk Enstitüsü Denizli şubemizin başkanlığına Av. Himmet Kovayiğit...

Türk Hukuk Enstitüsü İzmir Şubesi Başkanlığına Yetkilendirme

Türk Hukuk Enstitüsü İzmir şubemizin başkanlığına Av. Abdulkadir Kumbasar...